Parselasyon kim onaylar ?

Sinan

New member
Parselasyon Kim Onaylar? Geleceğe Dair Tahminler ve Sosyal Etkiler

Merhaba, emlak ve şehirleşme konularına ilgi duyan birisi olarak, size ilginç bir soruyla geliyorum: Parselasyon kim onaylar? Birçok kişi için, bir arsanın bölünmesi veya yeniden düzenlenmesi süreci sadece teknik bir işlem gibi görünebilir. Ancak, parselasyon aslında çok daha derin sosyal, ekonomik ve kültürel etkileri olan bir süreçtir. Üstelik bu süreç, gelecekte daha da karmaşık hale gelebilir. Peki, parselasyon sürecini kim onaylar? İlgili makamlar kimlerdir? Bugün bu soruya göz atarken, gelecekte bu sürecin nasıl şekilleneceğine dair bazı tahminlerde de bulunacağım.

Gelin, bu teknik sürecin, toplumsal yapılar ve değişen küresel dinamikler ışığında nasıl evrilebileceğini birlikte keşfedelim.

1. Parselasyon Onayı Kim Tarafından Verilir?

Geleneksel anlamda, parselasyon işlemi belediyeler ve yerel yönetimler tarafından onaylanır. Bir arsanın parselasyonunu gerçekleştirebilmek için, bu bölgenin ilgili imar planlarına ve yapılaşma koşullarına uygunluk gösterilmesi gerekir. Çoğu zaman, yerel yönetimlerin planlama departmanları, arsa sahiplerinin başvurularını inceler ve bu başvuruların yasal düzenlemelere ve şehir planlarına uygun olup olmadığını kontrol eder.

a. İmar Planı ve Belediyenin Rolü:

Belediyeler, şehri ve kasabaları düzenleyen yerel yönetimler olduklarından, parselasyon işlemleri genellikle belediyenin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından onaylanır. Bu süreç, çeşitli adımlardan geçer:

1. Başvuru ve Planlama: Arsa sahibi, parselleme talebiyle belediyeye başvurur. Belediyenin uzmanları, bölgenin mevcut imar planına uygunluğunu değerlendirir.

2. Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi: Bazı durumlarda, parselasyonun çevresel ve sosyal etkileri de incelenir.

3. Onay ve Uygulama: Onay alınan parselasyon, tapu ve kadastro işlemleriyle sonlandırılır.

b. Yüksek Planlama Kurulu ve Bakanlıklar:

Daha büyük ölçekli projelerde ise, parselasyon onayı bazen merkezi yönetim düzeyine kadar çıkabilir. Örneğin, büyük kentsel dönüşüm projeleri veya özel yatırım projeleri söz konusu olduğunda, yüksek planlama kurulu veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayı gerekebilir. Bu, yalnızca yerel değil, ulusal ölçekli kararların da devreye girdiği bir süreçtir.

2. Gelecekte Parselasyon Süreci Nasıl Evrilecek?

Geleceğe yönelik bakıldığında, parselasyonun şekli birkaç önemli eğilim ve değişimle evrilebilir. Bu değişimler, teknolojiden toplumsal dinamiklere kadar birçok faktöre bağlıdır.

a. Teknolojinin Etkisi: Dijitalleşme ve Yapay Zeka (AI)

Teknolojik gelişmeler, parselasyon sürecinde önemli bir değişim yaratabilir. Özellikle dijitalleşme ve yapay zeka, başvuru ve onay süreçlerini daha verimli hale getirebilir. Örneğin, belediyeler ve ilgili kurumlar, parselasyon başvurularını dijital platformlar üzerinden alabilir, başvuruları yapay zeka yardımıyla analiz edebilir ve hızla onay verebilirler. Bu tür bir dijital dönüşüm, özellikle büyük şehirlerdeki yoğunluk nedeniyle daha verimli bir süreç sağlanabilir.

b. Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etkiler

Gelecekte parselasyon süreci, sadece ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlara değil, çevresel sürdürülebilirliğe de odaklanabilir. Ekolojik dengeyi korumak ve yeşil alanları artırmak için, şehirlerdeki parselasyon planlarının çevresel etkilerinin daha ayrıntılı şekilde analiz edilmesi gerekebilir. Bu bağlamda, belediyeler ve merkezi yönetimler, çevresel sürdürülebilirlik ilkesine göre daha çok düzenleme getirebilir.

c. Toplumsal Eşitsizlik ve Kamusal Alanlar

Kadınların, düşük gelirli toplulukların ve azınlıkların bu süreçte nasıl daha fazla yer alacağı, gelecekte önemli bir sosyal konu olacaktır. Bugün, şehirleşme süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve sınıf farklılıkları gözlemlenmektedir. Kadınlar, genellikle mülk edinme ve parselasyon süreçlerinde yeterince yer bulamamaktadırlar. Ancak gelecekte bu durumu dengelemek için, toplumsal eşitlik gözeten yasal düzenlemelerin yapılması gerekecektir.

Toplumsal cinsiyet ve sınıf faktörleri, özellikle belediyelerin ve devletin karar alıcı kurumlarının bakış açılarına yansıyacaktır. Kadınların ve azınlıkların daha fazla sesinin duyulacağı, eşit hakların savunulacağı bir döneme doğru ilerleyebiliriz.

3. Erkeklerin Stratejik, Kadınların Sosyal Etkilere Duyarlı Yaklaşımları

Erkeklerin stratejik bakış açıları, genellikle ekonomik değer ve yerleşim alanı yaratma gibi hedeflere dayanır. Erkekler, parselasyon sürecini genellikle bir yatırım fırsatı olarak görürler. Çünkü çoğu zaman, gayrimenkul piyasasındaki büyüme ve gelişim, erkeklerin öncelikli ilgisini çeker. Bu stratejik bakış açısı, parselasyon süreçlerini hızlandırabilir ve daha verimli kılabilir.

Öte yandan, kadınlar, toplumsal etkileri ve insani yönleri daha fazla göz önünde bulundururlar. Parselasyonun sadece ekonomik değil, sosyal sonuçları da vardır. Kadınlar, arazilerin paylaşımında daha adil bir yaklaşım beklerler. Ayrıca, çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal fayda ve yerel halkla ilişki gibi unsurlar kadınların parselasyon sürecine dair daha fazla önem verdiği konulardır.

Bu yüzden, gelecekte parselasyon sürecinin daha demokratik ve toplumsal ihtiyaçlara daha duyarlı olacağı öngörülebilir. Hem erkeklerin stratejik bakış açıları hem de kadınların toplumsal etkilerle ilgili duyarlılıkları, parselasyon süreçlerinde bir denge yaratacaktır.

4. Küresel Etkiler: Şehirleşme ve Göçün Parselasyon Üzerindeki Rolü

Gelecekte, küresel şehirleşme trendleri, parselasyonun şekillenmesinde belirleyici olacaktır. Dünyanın farklı bölgelerindeki göç hareketleri, büyük şehirlerde yerleşim alanlarının artmasına ve dolayısıyla parselasyon süreçlerinin hızlanmasına neden olabilir.

Bununla birlikte, göçmenlerin yerleşimi konusunda hala büyük zorluklar bulunmaktadır. Onların yaşam alanlarının düzenlenmesi ve daha eşitlikçi bir şekilde paylaşılması, parselasyon sürecinin nasıl gelişeceğini etkileyebilir.

5. Sonuç: Gelecekte Parselasyon Kim Onaylayacak?

Parselasyon süreci, gelecekte daha teknoloji odaklı, çevre dostu ve toplumsal eşitliği gözeten bir yapıya bürünebilir. Belediyeler, hükümetler ve özel sektör, bu süreci yeniden şekillendirirken kadınların, azınlık gruplarının ve düşük gelirli toplulukların haklarını daha fazla gözetmeye başlayabilir.

Peki sizce parselasyon süreçleri nasıl evrilecek? Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik, bu süreçte ne kadar etkili olacak? Yerel halk ve kadınların seslerinin daha fazla duyulduğu bir parselasyon süreci mümkün mü?
 
Üst